Giresun
Kiraz ve fındığın bütün dünyaya buradan yayıldığı kabul edilen, Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yer alan Giresun bir yarımada üzerine kurulmuştur. Giresun, Anadolu’nun kuzeydoğusunda, yeşille mavinin kucaklaştığı Karadeniz’in inci kentlerinden birisidir. Doğal ve tarihi değerler açısından turizme oldukça elverişli bulunan Giresun’un bakir ormanları, yaylaları ve akarsuları ilgi çekicidir.
Çeşitli medeniyetlere ait tarihi zenginlik ve kültür unsurları ile dolu olan Giresun ili; tarihi açıdan olduğu kadar, kültür bakımından da ilgi çekicidir.
Amazonlardan Bizans’a; Kafkaslardan Anadolu’ya, Selçuklulardan Osmanlıya kadar Dünya tarihine egemenliğini hissettirmiş olan medeniyetlerin Selçuklulardan Osmanlıya, izlerini görmek her yerde mümkün değildir. Gerek Selçuklu ve Osmanlı dönemıinde, gerekse Cumhuriyet döneminde Giresun, Türk Kültür hayatına önemli katkılarda bulunmuştur.
Ancak, ilin coğrafyasını dağlık ve oldukça dik meyilli olması ulaşımı güçleştirmiş, ulaşım yetersizliği kültürel değerlerin ülkenin diğer bölgelerinde yeterince duyulmasını engellemiştir. Yine aynı cografi sebepler, yerleşimi “dağınık ev” sistemine zorlamıştır. Tarımla uğraşan toplum, elverişli bulduğu araziyi tarlaya çevirmiş, evini komşusuna göre değil Tarlasına göre yerleştirmiştir. Bu durum, insanların birbirleriyle sıkı bir ilişki kurmalarını engellemiştir. Sonuçta; ilceler hatta birbirine yakın köylerde yaşayan insanların şiveleri oldukça büyük farklılıklar göstermiştir. Şehirde yaşayan insanlar, köyleriyle devamlı ilişki içinde bulunduğundan, köylerde yaşatılan geleneklerin çoğu şehirlere taşınmıştır. Yöre halkı tarafından yaşatılan örf, adet ve geleneklerin çoğu oldukça eski tarihlere dayanır.
İklim özellikleri ve doğal bitki örtüsü bakımından Giresun’un Kuzey ve Güney kısımları farklılık göstermektedir. Karadeniz Bölgesi’nin iklim özellikleri, fındık için en ideal ortamı oluşturur. Fındık, kış aylarında çiçeklenen ve döllenen tek bitkidir. Şehir ekonomisi başta fındık olmak üzere diğer tarımsal ürünlere dayanmaktadır. Üretilen fındığın önemli bir bölümü ilimizde işlenip paketlendikten sonra; Avrupa ülkeleri başta olmak üzere; bir çok ülkeye ihraç edilmektedir.
Ayrıca, büyük ölçüde erozyon tehlikesi bulunan bölgedeki fındık tarımı verimli toprakların erozyona uğramasını engelleyip çevreye çok olumlu katkılar sağlar. Ayrıca fındık işleme tesislerinde, doğal çevrenin bozulmasına sebep olan fiziksel ve kimyasal atıklar ortaya çıkmaz.
Doğal bitki örtüsü, iklim özellikleri ve yükseltiye bağlı olarak değişir. Bitki örtüsünün dağılışın da ilin iki kesimi arasında farklar vardır. İlin kuzey kesiminde kıyıdan ihtibaren 800 m. yükseltiye kadar fındık bahçeleri ile kaplıdır. Bu fındık bahçelerinin arasında yer yer Kızıl ağaç, kestane yükseldikce gürgen, meşe ve kayınlar dan oluşan ormanlar bulunur. 1600 metreden sonra da köknar, ladin ve sarıçamlardan oluşan ormanlara rastlanır. 2000 metreden sonra ise gür çayırlar ile kaplı yaylalar yer alır. Giresun Dağları’nın güneyindeki Çoruh-Kelkit Vadi Oluğu’na bakan kesimde ise, daha çok meşelerden oluşan kurakçıl ormanlar ve bozkır bitkileri ön plana çıkar.İl arazisinin %25’i tarım alanı, %34’ü orman ve fundalık alan, %18’i çayır ve mera ve %25’i tarım dışı araziden oluşmaktadır.