Kastamonu
Tarihçesi binlerce yıl öncesine dayanan önemli uygarlıklar merkezi olan ve kültür şehri olarak gelişen Kastamonu zengin tarihi ile arkeolojik bakımdan zengin illerimizden biridir.
Kastamonu,Anadolu Türk-İslâm kültürü’nün önemli merkezlerinden biridir.Bu kültür, yörenin türkler tarafından fethinden sonra Beylikler-Selçuklu-Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde inşaa edilen ve bir kısmı günümüze kadar gelen mimarî eserler ve yer isimleri yanında halkın günlük yaşantısında etkili örf-adet ve geleneklerde de kendini göstermektedir.
Kastamonu’nun yüzölçümünün %74,6’sı dağlık ve ormanlık, %21,6’sı plato ve %3,8’i ovadan oluşur. Dağılımdan da anlaşılacağı gibi ilin tarıma elverişli geniş alanları yoktur. Ancak vadiler etrafında küçük ovalar göze çarpar. Bunlardan önemlileri Daday ve Taşköprü ovalarını içine alan Gökırmak ile Tosya tarım alanını kapsayan Devrez Vadileridir. Ayrıca Araç Cide ve Devrekani çay yatakları çevresinde de ekim ve dikime elverişli alanlar bulunmaktadır
Kastamonu İli çoğunlukla engebeli arazilerden oluşmaktadır, ilin kuzeyinde Batı Karadeniz Dağları bulunmaktadır. Karadeniz sahiline paralel olarak İsfendiyar (Küre) Dağları il merkezinin kuzeyinde, güneyinde ise yine doğu batı uzantılı Ilgaz dağları yer alır. Kızılırmak nehrinin iki önemli kolu olan Gökırmak, Taşköprü ve Devrez Çayı ise Tosya’dan geçer. İki ırmak civarındaki vadi-ovalar, Kastamonunun tarıma en elverişli alanlarını oluşturur.
Kastamonu ilinde orman ve fundalıklar önemli bir oran teşkil etmektedir (%64), ormanlar daha fazladır (%56) ve Kastamonu İl merkezinin kuzeyinde sahil şeridi boyunca uzanan dağ silsileleri üzerinde iyice sıklaşır ve bu bölgeler sık orman bölgesidir.İlin Güneyinde Ilgaz bölgesinde de yaprağını dökmeyen oldukça sık orman örtüsü hakimdir, ilde genelde orman ağaçları Kızılcam, Karaçam, Sarıçam, Göknar, ardıç gibi ibrelilerle Kayın, Meşe, Kavak, Kestane ve Çınar gibi yapraklılardan oluşmaktadır. Ayrıca Ormangülü, Çobanpüskülü, Kocayemiş, Böğürtlen, Yabani fındık gibi ağaççıklar da görülmektedir. Yağış ve nem oranı yüksek olduğundan zengin bir orman altı örtüsü vardır.
Ağaç örtüsünün bulunmadığı ve tarım yapılmayıp mera olarak kullanılan kısımlarda çeşitli türden buğdaygil ve baklagil yer bitkileri yer almaktadır. Bunun dışında örtünün bozulduğu yerlerde bazı dikenli bitkiler görülmektedir.